Buterin, bant genişliğini artırmanın blok sürelerini küçültmekten daha güvenli bir teknik yaklaşım olduğunu savunuyor. PeerDAS ve ZKPs ile ölçeklenebilirliği sağlama yollarını gösterdiğini belirterek, mevcut duruma göre binlerce kat ölçeklenebileceğini işaret ediyor. Fakat doğası gereği fizikten bağımsız hareket eden hız limitleri, merkezi olmayan bir ağ ile yüksek ölçeklendirme arasındaki dengeyi zorlayabilir.
Bu görüş, dünya çapında kırsal alanları kapsayan düğümlerin hızla iletişim kurma kapasitesiyle sınırlı olduğunu vurguluyor. Özellikle kullanıcıların sansürden bağımsız kalmasını ve validator’ların güvenliğini korurken, coğrafi olarak dağılmış stake işlemlerinin ekonomik verimliliğini sağlamanın önemini paylaşıyor. Ancak Dulger ve diğer teknik iyileştirmelerle P2P geliştirmeleri ve her slot başına düşen doğrulayıcı sayısının azaltılmasıyla gecikme sürelerinde 3-6 kat iyileştirme hedeflenebileceğini belirtiyor; bu da blok sürelerinin 2-4 saniye aralığında gerçekleşmesini mümkün kılabilir.
Şehir Ölçeğinde AI İçin Infrastrüktür İhtiyacı
Yapay zeka uygulamalarının, küresel bir blok zincirinin sağlayabileceğinden daha hızlı bir altyapıya ihtiyaç duyacağını vurguluyor. Bir yapay zeka insanlardan 1000 kat daha hızlı düşünebilirse, yapay için ‘ışık hızı öznel süresi’ yalnızca 300 km/s’dir yorumuyla, makine hızıyla iletişim kuran AI ajanlarının şehir ölçeğinde anında yanıtlar verebildiğini belirtiyor. Bu durum, hiper yerel uygulamaların belirli coğrafi bölgelere ya da hatta tek bir binaya özel odaklı Layer 2 zincirlerine ihtiyaç duyacağı anlamına geliyor. Ethereum’un temel katmanı gezegensel koordinasyon için hizmet ederken, rollup ekosistemi hem yerel hız gereksinimlerini hem de küresel kapasite taleplerini karşılayacaktır.
Kurucunun, Ethereum’un dünya oyun sunucusu olmasını hiçbir şekilde istemediğini vurgulayarak, ana ağa güvenli bir uzlaşının temel altyapı olarak hizmet ettiğini belirtiyor. “Ethereum, Terra’ya aittir ve L2’leri şehirlerindeki hiper yerel ihtiyaçları ile gezegen çapında hiper ölçekli gereksinimleri karşılayacaktır” şeklindeki ifadeler, Ethereum’un rolünü net şekilde özetliyor. Ayrıca yeni adres oluşumundaki artış ve kurumsal finansal kurumların tokenizasyon çalışmalarının yayıldığına değiniliyor.
Güçlendirme Sınırları ve Teknik Sınırlar
Buterin’in blockchain ölçeklenmesine dair 2021 analizinde, düğüm gereksinimlerine ilişkin somut sınırlar ortaya konuyor. Blok doğrulama için işlemci kapasitesinin %5-10 civarında bir payla çalışması, DoS tehditleri, çevrimdışı eşitleme gereksinimleri ve arkaplan ağ görevleri nedeniyle gerçek dünyadaki kullanılabilir kapasitenin potansiyel maksimumun gerisinde kaldığını belirtiyor. Bant genişliği sınırlamaları da aynı şekilde verimi etkileyerek, tedarikçi güvenilirliği ve eşler arası ağ yükü nedeniyle teorik maksimumun altında kalıyor. Depolama gereksinimleri ise tüketici donanımları için yaklaşık 512 gigabayt civarında bir üst sınır gibi görünüyor. Bu durum, durum verisinin 4 katına yükselişinin doğrulama süresinde 6 katlık bir artışa yol açabileceğini gösteren etkileşimleri doğuruyor.
Bu temel sınırlamalar, Statelesslik ve durum süresi gibi teknik iyileştirmelerle bile, ölçek artışını ve doğrulanabilirlik maliyetlerini etkiler olarak kalmaya devam ediyor.
Linux ve BitTorrent Benzetmeleriyle Ethereum’un Rolü
Buterin, Ethereum’u Linux ve BitTorrent ile karşılaştırarak, merkezi olmayan yaklaşımı geniş kitlelere yayılan bir altyapı olarak konumlandırıyor. “Linux dünyadaki milyarlarca insan ve işletme tarafından güvenilir bir şekilde kullanılan bir yazılıktır” biçimindeki paylaşımı, açık kaynaklı altyapının temel ilkelerinden taviz vermeden büyümeyi sürdürmesini teşvik ediyor. Ethereum için bir diğer benzetme de BitTorrent gibi çalışan p2p ağının merkeziyleştirilmeden ölçeklenmesi fikri. Ama Ethereum’un amacı, aynı ölçeklendirme hedeflerini güvenli bir uzlaşı ile birleştirmek olarak özetleniyor.
Kurucunun sözleriyle, güvenilirlik ve merkeziyetsizlik arasındaki dengeyi koruyarak, L2’lerin şehir bazında hızlı yanıtlar vermesi ve planet çapında kapasite talebini karşılaması hedefleniyor. Son verilere göre yeni adresler günlük olarak artış gösterirken, finansal kurumlar da Ethereum tabanlı tokenizasyon ürünlerini küresel piyasalarda kullanmaya yönelmiş durumda.



































































































