Bir yatırım raporunun beklenmedik etkileri, pazardaki davranışları kökünden değiştirecek kadar güçlü olabilir. Citrini araştırma raporu, 2028 yılında yapay zekanın yol açacağı kısıtlayıcı etkileri ve bunun sonucu olarak beyaz yakalı işlerin özellikle hızla nasıl elden çıktığını tasvir ediyor; ancak bu öngörü yalnızca bir kurgu olarak kalıyor. Rapor, yapay zekanın ekonomik verimliliği nasıl etkilediğini ve tüketici davranışlarını nasıl dönüştürdüğünü inceleyen, teknik ama sürükleyici bir gelecek tasviri sunuyor.

Bu senaryoda, yapay zekâ geliştikçe daha az iş gücüne ihtiyaç duyuluyor; tüketici harcamaları düşüyor ve rekabetçi baskı marginleri korumak için firmalar daha da fazla yapay zekaya yatırım yapıyor. Sonuç olarak para akışları ve talep dinamikleri bozuluyor; ekonomide zirve ve çöküşler arasındaki doğal denge bozuluyor ve bu döngü kendi kendini körüklüyor. Başlangıçta yazılım dışı sektörleri savunan umutlar da geçerliliğini yitiriyor; zira büyük ölçekte insan zekâsının yerini alan makineler, harcama gücünü sistematik olarak azaltıyor.

İnsan odaklı tüketim ekonomisi 70’li yıllardan itibaren GSYİH’nin büyük bir kısmını oluşturan hizmet sektörüne dayanıyor. Rapor, bu gerçeği vurgulayarak, beyaz yakalı işlerin ekonomideki rolünün ne kadar merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekanın bu alanı nasıl etkilediğini anlamak için, intermediasyonun kırılması ve dijital ajanların devreye girmesi gerekliliği öne çıkıyor.
Otonom ajanslar ve işlemler giderek daha bağımsız bir hâl alırken, tüketici için en uygun uçuş ve otel seçeneklerini bulma görevini üstleniyorlar. Bu durum, karta bağlı ödemelerin maliyetlerini düşürmeyi amaçlayan bir trendi tetikliyor; ödemelerin çoğu artık stabilcoinler üzerinde süratli ve neredeyse masrafsız bir şekilde gerçekleşebiliyor. Bu hareket, Solana tabanlı çözümler ve Ethereum L2 ağları gibi platformlar üzerinde işlem yapmanın merkezîleşmesini sağlıyor ve küresel ölçekte banka arayüzlerinin rolünü yeniden tanımlıyor.
Raporda öne çıkan ana akım anlatısı şu şekilde özetlenebilir: Değer üretiminin kaynağı olan yapay zekâ, tedarik zincirlerini ve finansal aracılık süreçlerini dönüştürerek, ekonomide yeni bir iktisadi dil ortaya çıkarıyor. Stablecoinler ve işlem maliyetlerindeki dramatik düşüşler, ajansların maliyetleri azaltmalarına olanak tanıyorken; bu da çapraz sınır ödemelerinin ve içerdeki para akışlarının daha verimli hâle gelmesini sağlıyor. Böyle bir değişim dönemi, geleneksel para akışı modellerini ve tüketici davranışlarını kökten değiştirme potansiyeline sahip.




































































































